Yatırımcılar geçen hafta piyasalardaki hangi gelişmeleri takip etti?

Borsa İstanbul geçen hafta dalgalı bir seyir izlerken, önceki haftaya göre %0.17 oranında değer kazandı ve endeks haftayı 82.502 seviyesinden kapattı. Peki piyasalar geçen hafta hangi konuları takip etti?

Piyasaların geçen hafta takip ettiği gelişmelerden öne çıkanlar aşağıdaki gibidir:

  • Mart ayı enflasyon verisi
  • Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s
  • Petrol fiyatları
  • Merkez Bankası (TCMB)’na yönelik açıklamalar
  • Fed tutanakları ve Fed Başkanı Yellen’ın açıklamaları
  • Avrupa Merkez Bankası (ECB) tutanakları

Enflasyon Mart ayında gerilerken, gözler Merkez Bankası’na çevrildi

Geçen hafta Pazartesi günü açıklanan Mart ayı enflasyon verisi beklentilerden farklı geldi.  Yapılan açıklamaya göre Mart ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) %0.04 geriledi ve yıllık bazda %7.46’ya geriledi.  Beklentiler enflasyonun %0.58  artacağı yönündeydi. Çekirdek enflasyon ise %9.72’den %9.51’e geriledi. Enflasyondaki düşüşte gıda fiyatlarında yaşanan gerileme etkili oldu.

Açıklanan bu yıllık enflasyon oranı son 7 ayın en düşük seviyesi oldu. Bu da piyasalara olumlu yansıdı. Diğer yandan enflasyondaki bu gerileme ve dolar/TL kurundaki gerileme, TCMB’ye yönelik faiz indirimi yönündeki baskıları tekrar gündemin ilk sırasına taşıdı.

Ekonomistlere göre TCMB’nin 20 Nisan tarihinde yapacağı PPK toplantısında 50 baz puan faiz indirme olasılığı yükselmektedir. Hatırlanacağı gibi, TCMB geçen ayki toplantısında üst bant faiz oranlarında 25 baz puan indirime gitmişti.

TCMB Başkanı Erdem Başçı’nın görev süresi doluyor…

Buraya kadar her şey normal. Normal olmayan ise 20 Nisan’daki toplantıdan hemen önce, 19 Nisan’da Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın görev süresi doluyor. Bildiğiniz gibi kendisi ve TCMB, faiz indirimi konusunda iktidarın, özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve ona yakın olan siyasilerin, yoğun eleştirilerine maruz kalmıştı. Ve geçen hafta faiz indirimi konusundaki bu eleştiriler tekrar arttı. Başta ekonomi bakanı olmak üzere, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakınındaki isimler TCMB’nin faizlerde sert indirim yapması gerektiğine yönelik açıklamalarda bulundular.

Siyasilerden gelen baskılar ve TCMB Başkanı’nın değişecek olması, ekonomistlerin faizlerde 50 baz puanlık indirim olabileceğine yönelik tahminlerini biraz iyimser kılabilir. Faiz indirimi 50 baz puanın çok üzerinde olabilir. Zira, yeni seçilecek TCMB Başkanı’nın belirlenmesinde faiz indirimi yapıp yapmayacağı kilit rol oynayacak. Büyük ihtimalle siyasi kanat, bunu temel alarak başkan adayına karar verecek. Bu da özellikle döviz kurlarında yukarı yönlü hareketlere ve yatırımcı güveninde sarsılmalara neden olabilir. Ya da siyasi kanat TCMB’nin yeni başkan adayını belirlerken, global ekonomik gerçekleri göz önünde bulundurur ve yeni başkana sert faiz indirimi yapması konusunda baskı yapmaz. Ne olacağını, 20 Nisan’daki PPK toplantısı sonrasında açıklanacak faiz kararıyla hep birlikte göreceğiz.

Son olarak şunu da söylemek isterim. Bu yıl sadece TCMB Başkanı Erdem Başçı’nın görev süresi dolmuyor. Onunla birlikte  toplam 5 üyenin görev süresi 2016’da doluyor. Bu da TCMB’nin ilerleyen dönemlerdeki kredibilitesinin nasıl şekilleneceğine yönelik ciddi belirsizlik yaratıyor.

Moody’s Türkiye’nin notunu ve görünümünü değiştirmedi

Geçen hafta piyasaların yakından takip ettiği diğer bir konu ise kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s oldu.

Moody’s Cuma günü piyasalar kapandıktan sonra, Türkiye’nin kredi notuna yönelik açıklama yaptı. Şirket, Türkiye’nin notunda ve görünümünde herhangi bir değişiklik yapmadı. Bilindiği gibi Türkiye’nin kredi notu “yatırım yapılabilir” seviye olan “Baa3”, görünümü ise “negatif”. Genelde yılda 3 değerlendirme yapan Moody’s, bir sonraki değerlendirmelerini büyük ihtimal Ağustos ve Aralık aylarında yapacak.

Moody’s: Türk bankalarının görünümü “negatif”

Diğer yandan, Moody’s kredi notuna yönelik değerlendirmelerini açıklamadan önce, Çarşamba günü Türk bankacılık sistemine yönelik olumsuz açıklamalarda bulundu.  Moody’s, Türk bankalarının görünümünün negatif olduğunu açıkladı. Buna gerekçe olarak da fonlama maliyetlerindeki artışı ve ekonomideki yavaşlamayı gösterdi. Moody’s, Türk bankalarının 2019’da uygulanmaya başlanacak Basel 3 kuralları öncesi sermaye artırımına ihtiyacı olabileceğini söyledi. Moody’s’in bu açıklamaları dolar kurunda yükselişe neden oldu.

Petrol fiyatları 17 Nisan tarihi öncesinde 40 dolar üzerinde direniyor

Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar devam ederken, piyasaların gözü 17 Nisan tarihinde petrol üreten ülkeler (OPEC) arasında yapılacak olan toplantıya çevrildi. Bu toplantıda petrol üretiminin kısıtlanıp kısıtlanmayacağına yönelik alınacak karar petrol fiyatlarının seyrini belirleyecek. Toplantı öncesinde brent petrol fiyatı 40 doların üzerinde tutunmaya çalışıyor.

Petrol üretiminin dondurulmasına yönelik İran’dan gelen olumsuz açıklamalara karşın, Kuveyt’ten gelen açıklamalara göre İran katılmasa bile üretimde kısıtlama kararı alınabilir. Diğer yandan Suudi Arabistan ise, İran’ın katılımı olmadan alınacak üretimde kısıtlama kararına uymayacağını açıkladı. Bu da petrol fiyatlarındaki dalgalanmaları arttırıyor.

ABD ve Avrupa merkez bankaları tutanakları piyasalara olumlu yansıdı

Geçen hafta piyasalar üzerinde olumlu etki yapan diğer etkenler ise, ABD Merkez Bankası Fed’in ve Avrupa Merkez Bankası’nın açıklanan toplantı tutanakları oldu. Tutanaklar global eekonomik büyümeye yönelik risklere dikkat çekiyor.

Avrupa Merkez Bankası’nın tutanaklarına göre, ek parasal genişlemeler ve faiz indirimleri söz konusu olabilir. Fakat üyeler arasındaki görüş farklılıkları da dikkat çekiyor. Bir kısmı  geniş içerikli parasal genişlemeye karşı çıkarken, bir kısmı da faizlerdeki olası indirimlerin bankacılık sektörü üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini vurgulamakta. Hatırlanacağı gibi, Avrupa Merkez Bankası’nın Mart ayında yaptığı toplantıda faiz indirimi ve parasal genişlemenin miktarının artırılması kararı verilmişti.

Diğer yandan ABD Merkez Bankası Fed’in toplantı tutanakları ise, önceki hafta Fed Başkanı Yellen’ın yaptığı açıklamaları az da olsa destekledi.  Fed üyelerinin Nisan ayında olası bir faiz artışına temkinli yaklaşım sergilediği tutanaklarda öne çıkarken, global ekonomiye yönelik risk değerlendirilmeleri bunda etkili olmuş. Ayrıca ABD ekonomisinin hala güçlü ve kalıcı bir büyümeye yönelik işaretleri tam olarak veremediği de görülmekte. Bu da olası faiz artışının gecikeceği beklentisi ile piyasalara olumlu yansıdı.

Ayrıca geçen hafta Fed Başkanı Yellen eski Fed başkanları ile bir araya geldi. Burada yaptığı konuşmada ise ekonominin tam istihdam seviyesine yakın olduğunu belirterek, iş gücü piyasasında az da olsa atıl kapasite olduğunu açıkladı.

Fed’in son toplantı tutanakları ve Yellen’ın açıklamalarına karşın, faiz artışı Nisan olmasa bile Haziran’daki toplantıda yine gündemin ilk sırasında olacak. Bunun için, ABD ekonomisine yönelik açıklanan veriler Haziran toplantısına kadar yine yakından takip ediliyor olacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir