Dolar neden yükseldi? Merkez Bankası nasıl müdahale etti? Neden işe yaramadı?

Dolar son birkaç haftada rekor seviyelere çıktı biliyorsunuz. Daha önce de neden yükseldiğini yazmıştık. Peki Merkez Bankası dolar yükselirken ne gibi müdahalelerde bulundu? Gelin bunları özetleyelim.

Ama önce doların neden yükseldiğini kısaca hatırlayalım:

  1. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Merkez Bankası’na yönelik son haftalarda yaptığı ağır eleştiriler
  2. Merkez Bankası’nın eleştiriler karşısında faiz indirimine gitmesi ve ilerleyen zamanlardaki olası indirimlerin TL üzerinde baskı oluşturması
  3. Ali Babacan sonrası nasıl bir ekonomi yönetiminin olacağına yönelik belirsizlik. Çünkü ekonomiye yönelik açıklanan veriler istenildiği kadar iyi değil
  4. Çözüm süreci ve olası Anayasa değişikliğiyle ilgili oluşacak siyasi riskler
  5. ABD ekonomisine yönelik verilerin, özellikle istihdam verilerinin, beklentilerden iyi gelmesiyle, ABD Merkez Bankası Fed’in yakın zamanda faiz artışına başlayabileceği beklentilerinin güçlenmesi. Bu da dolara diğer para birimleri karşısında değer kazandırıyor.

Peki, bu nedenlerden dolar yükseliyorken, Merkez Bankası bu süre zarfında neler yaptı?

  1. TCMB, Şubat ayındaki PPK toplantısında, bir hafta vadeli repo ihale faizinde indirime giderek %7.75’ten %7.50’ye düşürdü. Ayrıca faiz koridorunda da değişiklik yaparak, üst bant olan gecelik marjinal fonlama oranını %11.25’ten %10.75’e ve alt bant olan gecelik borçlanma faizini ise %7.50’den %7.25’e indirdi. Siyasi baskılar karşısında, gerekli ekonomik şartlar oluşmadan, çok da istemeyerek bu değişklikleri yaptı. Bu değişkliklere rağmen, siyasi taraftan gelmeye devam eden sert açıklamalar, yatırımcıların TCMB’ye yönelik ve Türk ekonomisine yönelik beklentilerini olumsuz etkilemeye devam etti. Bu da doların global bazda yükselmesinin üstüne tuz biber ekti.
  2. Doların TL karşısında değer kazanmaya devam etmesiyle, TCMB günlük dolar satış rakamını 60 milyon dolara çıkardı. Ama çok da etkili olmadı.
  3. Dolar yeni rekorlar kırarken, bu defa TCMB döviz depolarında faiz oranının dolar için %7.5’ten %4.5’e, euro için %6.5’ten %2.5’e indirdi. Bu da çok etkili olmadı. Çünkü dolar dünya genelinde değer kazanmaya devam etti. Dolar endeksi rekor seviyelere çıktı
  4. TCMB, bu kez Rezerv Opsiyon Katsayısında (ROK) ve Zorunlu Karşılıklarda (ZK) değişiklik yaptı. ROK’larda yaptığı değişiklikle piyasaya 13 Mart itibariyle 1.5 milyar dolar likidite sağlayacağını açıkladı. ZK’larda yaptığı değişiklikle ise 27 Mart itibariyle piyasadan 1.3 milyar dolar çekeceğini açıkladı.
  5. Bu değişiklikler beklentileri karşılamadı. Dolar/TL kuru aşağı gelmedi.

Peki neden işe yaramadı?

  1. Çünkü yatırımcılar hala tedirgin. Üstüne bir de ABD merkez bankası FED’in faiz artışına Haziran itibariyle ya da en geç yılın 3. çeyreğinde başlayacağı beklentileri güçlenmişken, sadece TCMB’nin atacağı adımlar asla yeterli olmayacaktır.
  2. Türk siyasetçilerin faiz indirimi olması yönündeki sert açıklamaları ve TCMB üzerinde baskı oluşturmaları.
  3. Enflasyon başta olmak üzere ekonomiye yönelik verilerin beklentileri karşılamaması, bu yüzden ekonomiye yönelik karamsarlığın artması. Çünkü çok yüksek bir dış finansman açığımız var (150-200 milyar dolar yıllık). Bunun yanında özel sektörün de döviz pozisyon açığı var (170-180 milyar dolar). Burada artık ekonominin geleceğine yönelik siyasi kanadın da bir şeyler yapması gerekecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.